Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Ahlak Köşesi


İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİNDEN ÖĞÜTLER (Sayı 57)

Yazar Tarih: Şub 3, 2016 Bölüm Ahlak Köşesi, Türkiye Suriye Olma Yolunda mı? (Sayı 57) | 0 yorum

Dili tatlı olanın dostu çok olur Dil insanın terazisidir, âlim ve cahili ayırıcıdır. Mümin insaf etmeyene insafla gider. Ahlâkı güzel olan yumuşak söyler. Çok selâm ve tatlı dil sevgiye sebeptir. Büyüklerin yolu güzel sözlü olmak ve açık selâm vermektir. Dili tatlı olanın dostu çok olur. Sözü tatlı olanın muhabbeti lazımdır. Mümin yumuşak olur Mümin uysal ve yumuşak olur, emin ve güvenilir olur. İlim, yumuşak huyun esasıdır. İlmin başı rıfk ve bilimdir. Bereket rıfk iledir. Hilmin başı kızgınlığını yenmek ve tahammüldür. Hikmetin başı insanlarla iyi geçinmektir. İnsanın rıfk ve cömertliği düşmanına kendini sevdirir. Hilmin zekâtı güzel idaredir. İlmin zekâtı zeki insanlara öğretmektir. İlmin süsü hilim ve rızadır. Hilmin süsü eziyete katlanmaktır. Kudretin süsü insaf ve adalettir. Nimetin süsü akraba ziyaretine gitmektir. İyi insan aza da şükreder Büyüklenmek telefin esasıdır. Kanaat kolaylığın özü, tamah fakirin felaketidir. Söz vermek öyle bir hastalıktır...

Devamını Oku

İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin Oğluna Vasiyeti (Sayı 52)

Yazar Tarih: Ağu 26, 2015 Bölüm Ahlak Köşesi, Anasayfa, Suruç Katliamı ve Çözüm Sürecinin Bitirilmesi | Sayı 52 | 0 yorum

“Ey Oğul!Beş yüz bin hadis-i şerif içerisinden seçtiğim şu beşini hayatın için vazgeçilmez birer düstur olarak kabul etmelisin;1- Ameller ancak niyetledir. Her insana ancak niyetinin karşılığı vardır.2- Müslümanın güzelliklerinden biri de kendisini ilgilendirmeyen şeyleri terk etmesidir.3- Sizden biriniz kendisi için sevdiğini başkaları için de sevmedikçe imanı kemâle ermez.4- Helal de bellidir, haram da bellidir. Aralarında bazı şüpheli durumlar vardır şüpheleri insanların çoğu bilmez. Kim şüphelerden uzaklaşırsa namusunu ve dinini korumuş olur. Şüphelere düşen kimse ise harama düşmüş olur. Bir korunun etrafında sürüsünü otlatan çoban gibi, daima koruya girmekten şüphelenir ve sürüsünü korur. Her padişahın bir korusu vardır. Allah’ın korusu da haramlardır. İnsanın vücudunda bir et parçası vardır. Eğer bu iyi olursa bütün vücut iyi olur. Şayet o kötü olursa bütün vücut kötü olur. İyi bilin ki o da kalptir.5- Hakiki müslüman diğer müslümanların elinden ve dilinden rahatsız olmadığı kimsedir.”...

Devamını Oku

İsraf Olmamalıydı… (Sayı 35)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Ahlak Köşesi, Hizmet Hatıraları, Ziyaretleşme (Sayı 35) | 0 yorum

İsraf deyince çoğumuzun bildiği şeylerin aksine benim aklıma önce kazanıp sonra ziyaret etmediğimiz için israf olan dostluklarımız, paylaşmadığımız için kaybettiğimiz, israf ettiğimiz dayanışmalar gelir. Ziyaret geri dönüşümü olan bir kazançtır! Gerek çocukluk gerekse gençlik yıllarımda ziyaret etmeyi hep sevdim. Öyle ki hayatımın her anında; tanıdığım arkadaşlarımın evlerini bilmem gerekir gibi bir düşüncem olduğu için elimden geldiği kadar ziyaret ederdim. Bana göre insanlara verdiğim değerin bir ifadesi olarak gücümün yettiği kadarı ile herkesle aramdaki bağı pekiştirmeli ve onları yakından tanımalıydım. Normalde talebeler hocalarının evlerine ziyarete giderken; biz talebelerimizin evine giderdik. Böylelikle çoğu kez tabiri caizse Nasrettin Hoca gibi tencere verdiğimiz yerden kazan geldiğine şahit olurduk. Asıl olan şey, sevgimiz israf olmamalıydı! Olmadı da… Nitekim bu ziyaretler vesilesi ile nice insanlar dava kardeşlerimiz oldu, birlikte yol aldık. Ziyaret içten gelmeli! İçten yaparsanız içten karşılanır ve mutlu olursunuz. Yaptığımız ziyaretimizle başkası mutlu...

Devamını Oku

Ahde Vefa Gösterenler (Sayı 11)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm Ahlak Köşesi, Gün Davet Günü (Sayı 11) | 0 yorum

imanın insana kazandırdığı en önemli hasletlerden biri de ahde vefadır. Öyle ki insan vefası kadar Allah’a bağlanabilir ve kul olabilir. Bu bakımdan insan için en büyük vefakârlık, içten bir bağlılık ve derin bir haşyetle yaratanını tanımasıdır. Ahde vefa; sözünde durmak, yaptığı anlaşmaya sâdık kalmak, özünde ve sözünde bir olmak, sözünü çiğnememek, sadık kalmak, dürüst olmak manalarına gelir. Ahde vefa denilince insanların önderleri olan peygamberler akla gelir. Onlar Allah’tan aldıkları mesajı tereddüt etmeden ve yılmadan insanlara ulaştırdılar. Kimisi koyun gibi kesildi, kimisi ateşe atıldı, kimisi ölümle tehdit edildi fakat hepsi tek bir hakikâti haykırdı: “Ey kavmim! Allaha ibadet edin sizin O’ndan başka ilahınız yoktur.”1 Vefa; Hz Muhammed (s.a.v.)’in isminin yanında durduğu gibi hiçbir yerde bu kadar güzel ve anlamlı durmamıştı. En çok ona yakıştı. Hayatı tam bir vefa tezahürüydü. Peygamberlikten önce ve sonra hiç ayrılmadı vefadan. Başta yaratıcısına, sonra en...

Devamını Oku