Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Bilim ve Tefekkür


Somon Balıkları | Sayı 66

Yazar Tarih: Kas 5, 2016 Bölüm Bilim ve Tefekkür, İlgilenme Senesi (Sayı 66) | 0 yorum

Yeryüzünü ve gökyüzünü harikulade sanat eserleriyle süsleyen Allah Celle Celaluhu, Kur’an-ı Kerim’de “Sizin için hayvanlarda da elbette ibretler vardır…”1 buyurur. Ot ve saman yiyen bir hayvanın süt vermesi, devenin çöl sıcağına uygun yaratılışı ve buzullarda -50 C’de dahi yaşamını sürdüren penguenler; hayvanların Allah’ın üstün sanatını gösteren ibretlerle dolu olduğunu gözler önüne sermektedir. Bu yazımızda çok ilginç bir göçmenden bahsedeceğiz. Kuzey Amerika’nın Batı kıyılarındaki nehirlerinde dünyanın en ilginç göçmenlerinden biri yaşar. Bu canlı nehirlerde dünyaya gelip, biraz büyüyünce denizlere doğru göç eden, oradan Pasifik Okyanusu’na ulaşan ve yıllar sonra tüm zorluklara ve tehlikelere rağmen tekrar doğduğu yere dönen; SOMON BALIKLARI’dır. SOMONLARIN HAYAT SERÜVENİ Somonlar yumurtalarını çoğunlukla yaz sonu veya sonbaharda, akarsularda bırakırlar. Kuluçka dönemi bittikten sonra, genellikle kış sonunda yumurtalardan minik yavrular çıkar. Yavruların karınlarının altında gelişmeleri için ilk aşamada gerekli olan besini içinde bulunduran, yumurta sarısı şeklinde bir kese...

Devamını Oku

Zemzem Suyunun Mucizesi | Sayı 65

Yazar Tarih: Eyl 10, 2016 Bölüm Bilim ve Tefekkür, Rabbimiz Bizden Kabul Buyur (Sayı 65) | 0 yorum

Zemzem suyunun bu özelliği ilk defa keşfedildi. Ezan okunduğunda berraklaşan su, çan sesi geldiğinde kararıyor. Alman ve Japon bilim adamları zemzem suyunu sırrını açıkladı. “Kutsal Su Zemzem /Zübeyde Su Yolu” belgeseline konuşan Japon ve Alman bilim adamları zemzemle ilgili hayrete düşüren açıklamalarda bulundu. Zemzem ezan okunduğunda berraklaşıyor, çan çaldığında ise kararıyor. Uzun yıllardır zemzem suyu ve kristalleri üzerinde araştırma yürüten bilim adamları kaynağın sırlarını çözdü. Ren Nehri’nin suyundan içen kişinin enerjisinin azaldığını belirleyen Alman bilim adamı Dr. Knut Pfeiffer, sular üzerine araştırma yaparken bir şekilde bir miktar zemzem bulur ve içer, 35 dakika sonra da rahatladığını hisseder.Araştırmasını derinleştiren Alman bilim adamı Dr. Pfeiffer, şaşırtıcı bir gerçekle karşılaşır. Zemzemin mayalama özelliği bulunduğunu, bir bardağının bir kova şebeke suyunu temizlediğini, bu özelliğiyle bile enerji ve şifa kaynağı olduğunu tespit eder. Dr. Pfeiffer, “Su her şart atlında değişmiyor ama değiştiriyor. Çok acayip...

Devamını Oku

Canlıların Genetik Şifresi | Sayı 65

Yazar Tarih: Eyl 10, 2016 Bölüm Anasayfa, Bilim ve Tefekkür, Rabbimiz Bizden Kabul Buyur (Sayı 65) | 1 yorum

Gözle görülemeyen hatta normal mikroskopla dahi görülemeyen ancak elektron mikroskobu dediğimiz, bir hücreyi binlerce defa büyütebilen mikroskoplarla tespit edilen bir yaratılış harikası olan DNA; insanoğlunun ve diğer canlıların bir zerreye kodlanan şifresidir. DNA zerreden kürreyi yaratmanın ispatıdır, mikroskopla bir zerreyi incelerken koskoca kâinatın derinliğini hissetmek yaratıcının ilmine hayran kalmanın göstergesidir. Bir meyve ağacının çekirdeğine, kocaman ağacın şifrelenmesi gibi canlıyla ilgili ciltler dolusu bilgileri o küçücük zerreye kodlamanın adıdır DNA. Risale-i Nur’da da Üstad Saîd Nursi, canlıların çekirdekte kodlanmasına dikkat çekmekte ve ifadeleri açıkça yazıldığı zaman şu tespitler ortaya çıkmaktadır; Ağacın çekirdeği, ağacın bütün genetik yazısını ve yapısını içinde barındıran bir kitap, bir mecmua gibidir. Kısaca çekirdek büyüdüğünde ağaç oluyor, ağaç küçültüldüğünde çekirdek oluyor. Çekirdek ile ağaç arasında böyle muazzam bir münasebet bulunuyor. Bu Allah’ın kâinatta külli bir kaidesi olarak işliyor… İncir çekirdeği, incir ağacının somut bir kader defteridir. İncir...

Devamını Oku

Ramazan’ın Ruh ve Beden Sağlığına Faydaları | Sayı 62

Yazar Tarih: Haz 22, 2016 Bölüm Anasayfa, Bilim ve Tefekkür, Yanlışları Tenkit Ettiği İçin Tevhidi Furkan Hareketine AKP Zulmü (Sayı 62) | 0 yorum

Ramazan ayı; başı rahmet ortası mağfiret sonu cehennemden kurtuluş olan on bir ayın sultanı, Peygamberimiz’in; “Ya Rabbi! Recep’i ve Şaban’ı bize bereketli kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” diye dua ettiği rahmet ayı… Bu ayın, tutulan oruçların insanı cehennemden uzaklaştırdığı gibi, insanın ruhu ve bedeni üzerindeki faydalarını birçok araştırmacı araştırmalarında belirttiği gibi emniyetten alınan suç istatistikleri de ispatlamaktadır. Ayrıca bireyler ruhen ve bedenen sağlıklı mutlu olunca bu Ramazan’ın manevi havası tüm topluma da yayılmaktadır, alkol tüketimi, zina, adam öldürmeler, kavgalar, intiharlar vb. gibi tüm suçlarda her yıl Ramazan ayında önemli oranlarda düşüş olmaktadır. Bunlar, iman edenler ve kalpleri Allah’ın zikriyle mutmain olanlardır. Haberiniz olsun; kalpler yalnızca Allah’ın zikriyle mutmain olur.2 Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulacağı gibi ruh sağlığı da fıtrata uygun hareket etmekle Rabbe uymakla sağlanabilir. İnsan içki içtiği, zina yaptığı, namaz kılmadığı oruç tutmadığı zaman yani haramları terk...

Devamını Oku

“Sizin İçin Yarattık…” | Sayı 59

Yazar Tarih: Mar 18, 2016 Bölüm Bilim ve Tefekkür, İslam'da İnsanın Değeri (Sayı 59) | 0 yorum

Allah Azze ve Celle, insanı eşrefi mahlûkat olarak yaratmış ve kullarına son derece değer vermiştir. İnsanın kendisine karşı vermediği değeri onu yaratan Rabbi, kâinatın her zerresinde vermiştir. Allah insanı başıboş bırakmaz, kullarıyla tabiri caizse birebir ilgilenir. Kul her dua etiğinde Rabbi onu dinler, dertleriyle ilgilenir. Ve bütün yarattıklarının ihtiyacını karşılayarak aslında yarattığı her bir canlıyla ilgilendiğini ve onları başıboş bırakmadığını gösterir. İşte sonsuz merhamet sahibi, Kerîm olan Allah’ın kuluna olan sevgisinin ve merhametinin insan vücudunun yaratılmasındaki yansımalarından sadece birkaç örnek:İnsan vücudunda, hayvanlarda, gökyüzünde ve daha birçok şeyde her geçen gün yeni harikalar, yeni yaratılış mucizeleri keşfedilmektedir. İnsan Vücudunun “16” Mucizesi! İnsan vücudu; çeşitli kimyasal ve fiziksel olaylarla canlılığını sürdüren sistemler ve bu sistemleri meydana getiren organ ve dokulardan oluşan canlı bir organizmadır.Vücudumuzdaki bütün organ ve sistemler bir uyum içerisinde çalışır ve insan vücudunun canlı ve sağlıklı kalması için görev...

Devamını Oku

Takdire Şayan Mimarî; İNSAN VÜCUDU (SAYI 42)

Yazar Tarih: Eki 21, 2014 Bölüm Bilim ve Tefekkür, Tanıtım ve İlgi Senesi (Sayı 42) | 0 yorum

“Şüphesiz biz insanı, karmaşık olan bir damla sudan yarattık. Onu deniyoruz. Bundan dolayı onu işiten ve gören yaptık.” (İnsan, 2) Bir zamanlar anılmaya değer bir şey değildik, atılan bir damla sudan ibarettik. O su parçası sonsuz kudret sahibi tarafından küçük bir ete dönüştürüldü, et, kemik haline getirildi, kemiklere et giydirildi sonra bir başka yaratılışla insan yeniden inşa edildi, mucizevî ve üstün özelliklerle donatıldı. Artık insan eşrefi mahlûkattı, yüceler yücesi Rabbinin yeryüzündeki halifesiydi, yerler-gökler, hayvanlar-bitkiler, hava-su her şey insanın hizmetine sunuldu. Görev bakımından diğer canlılardan üstün olduğu gibi bir sanatkârın eseri olarak da mükemmel yaratılmış ve tefekkür edenlerin imanını artıracak inceliklerle donatılmıştı. Bu sayımızda organların vücudumuza gelişigüzel dağıtılmadığını, görevine uygun olarak tasarruflu bir şekilde ince hesaplarla yerleştirildiğini, özellikle hayati öneme sahip organların özel koruma altına alındığını, her şeyin en ince ayrıntısına varana kadar muntazam bir şekilde yaratıldığını tefekkür edeceğiz inşallah....

Devamını Oku

Vücudumuzun Arıtma Tesisleri BÖBREKLERİMİZ (SAYI 41)

Yazar Tarih: Eki 15, 2014 Bölüm Bilim ve Tefekkür, Haccın Mesajı (Sayı 41) | 0 yorum

Bu sayımızda vücudumuzda yaptığı görevler bakımından muazzam bir arıtma tesisini andıran böbreklerimizi ve hayatî öneme sahip olan işlevlerini ele alıp tefekkür edeceğiz inşallah. Böbrekler karnın arka duvarında bel bölgesine yerleşmiş olup, sağda ve solda olmak üzere 2 tanedir. Her bir böbrekte yaklaşık 1 milyon adet süzme işlevi gören nefron bulunur. Böbreklerin her biri yumruk büyüklüğünde olup, şekil olarak fasulyeye benzerler. Böbreğin yaptığı işlevleri bir fabrika yardımıyla yapmak isteseydik dev fabrikalara ihtiyaç duyulurdu. Ama Rabbimiz yumruk büyüklüğündeki bu organa muazzam bir fabrikayı eksiksiz bir şekilde yerleştirmiştir. Böbreklerin Görevi Böbreklerin en önemli görevi vücudumuzdaki zararlı ve atık maddeleri süzerek idrar yoluyla dışarı atmaktır. Nasıl ki milyonlarca insanın yaşadığı bir şehrin temiz olabilmesi için çöpler düzenli olarak toplanıp şehir dışına taşınır, aynen öyle trilyonlarca hücre içeren vücudumuzdaki her saniye oluşan atıkları ve zararlı maddeleri de böbreklerimiz kandan temizler ve dışarı atar. Kalpten...

Devamını Oku

Şeker Hastalığı (Diyabetes Mellitus) Ve Kan Şekerindeki Denge (SAYI 40)

Yazar Tarih: Eki 15, 2014 Bölüm Bilim ve Tefekkür, Yahudi Yahudi Hayberi Hatırla Muhammed Ordusu Dönecek Yakında (Sayı 40) | 0 yorum

Rabbimiz yarattığı her şeyi bir ölçü ile yaratmaktadır. Kâinata mükemmel dengeler koyan Allah, dünyanın güneşe olan mesafesini, atmosferin katmanlarını, dünyanın eksen eğikliğini ve daha birçok şeyi insan yaşamına hizmet edecek bir ölçü ile yaratmıştır. Dünyanın kendi etrafında dönmesi sonucu gece ile gündüzün oluşumu, dünyanın güneş etrafında dönmesi sonucu mevsimlerin yaratılması ve gecenin-gündüzün hesaplı bir şekilde birbirini takip etmesi Allah’ın koyduğu bir ölçü iledir. “…O’nun katında her şey bir ölçü, bir plan, bir karar dâhilinde yürür.”1 Vücudumuzda gerçekleşen her bir mekanizma da kendisi için biçilen sınırı aşmadan ince bir hesap ile belli ölçüler dâhilinde yürümektedir. Bütün insanların vücudu aynı kanunlara tabi bir şekilde yaratıldığı için bilimdeki, tıp alanındaki gelişmeler sonucu normal ve anormal değerler tespit edilmiştir. Kan basıncı yani tansiyon belli değerler arasındadır(120/80 mmHg gibi), bu değerler normalin üstüne çıkarsa(140/90mmHg ve üstü) veya normalin altına düşerse(90/60mmHg ve altı) vücudumuzda tehlike...

Devamını Oku

İnce Bağırsaklardaki Harika Tasarım (Sayı 39)

Yazar Tarih: Eki 1, 2014 Bölüm Bilim ve Tefekkür, Oruç Size Farz Kılındı (Sayı 39) | 0 yorum

Birçok canlı gibi bizler de hayatımızın devamı için her gün sabah, öğle ve akşam üç öğün yemek yer ve vücudumuz için gerekli besinleri karşılarız. Ağızdan aldığımız bu besinler mükemmel bir sistemin içinde vücudumuzun kullanımına uygun hale getirilir. Bu sayımızda yediğimiz besinlerin içinden aminoasiti, glukozu yağ asitlerini vb. ayrıştıran ve vücutta ihtiyaç duyulan bölgelere özenle ulaşmasında etkili olan sindirim sistemini inceleyip, Allah’ın eksiksiz ve harika yaratışını müşahede edeceğiz inşallah.  Sindirim, ağızda tükrükte bulunan amilaz enzimi ile başlar. Proteinlerin sindirimi midede başlasa da karbonhidrat, yağ ve proteinlerin sindirimi ve emilimi genel olarak bağırsaklarda gerçekleşir. Sindirimde tükrük bezlerinden salınan tükrüğün, midede bulunan mide asitinin, pankreastan salınan enzimlerin ve safra salgısının etkisi büyüktür, bu salgılar sayesinde besinler sindirime ve emilime uygun hale getirilir.  Besinlerle beraber mideden bağırsağa geçen mide asidi bağırsaklar için tehlike arz etmektedir. Çünkü mide duvarı asite karşı koruma altında iken,...

Devamını Oku

Eklemler Yüce Allah’ı Hatırlatıyor (Sayı 38)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Bilim ve Tefekkür, İslam Davası ve Müslüman Gençlik (Sayı 38) | 0 yorum

Atılmış bir damla sudan yaratılan insan vücudu harika ölçülerle inşaa edilmiştir. Vücudumuzda bulunan organlarda, dokularda, hücrelerde, kısaca her zerrede yaratanın yüceliğine işaret eden birçok delil mevcuttur. Allah’ın mükemmel yaratışına, ilminin sınırsızlığına ve rahmetine bir misalde eklemlerdir. Eklemler; kemiklerin birbirine bağlandığı yerlerdir. Kemikler tek başlarına eğilip bükülmezler, hareket edemezler. Kemiklerin hareket etmesi için eklemlere, eklem boşluğuna ve eklem sıvısına ihtiyaç vardır. Kapıların pencerelerin hareket edebilmesi için nasıl menteşelere ihtiyaç varsa kemiklerinde hareketi ancak eklemlerle mümkündür. Eklemler olmasaydı vücudumuz sabit duran hareketsiz bir kemik yığınına dönüşürdü. Eklemler olmasaydı el parmaklarını kullanamaz, kalem tutamaz, eşyaları kavrayamazdık, sırtımızda bulunan omurgalarımız sabit olur eğilemezdik, kollarımızı bükemez ellerimizle başımızı dahi kaşıyamazdık. Ayak ve diz eklemleri olmasaydı adım atamazdık, yürüyemezdik ve koşamazdık. Eklemler olmasaydı başımızı sağa sola çeviremezdik, eklemler olmasaydı ömür boyu ya ayakta dimdik kalmak veya yere düz bir şekilde uzanmak zorunda kalırdık… Eklemlerin hepsi...

Devamını Oku