Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Denemeler


Bir Buçuk Milyar Kardeşi Olan Bir Müslümanın Duası | Sayı 69

Yazar Tarih: Oca 30, 2017 Bölüm Anasayfa, Denemeler, Akan Kan ve Mes'uliyetimiz (Sayı 69) | 0 yorum

“Ey Allah’ım! Dünya Bizi Unuttu, Sen Bize Katından Çıkış Ver” Bir buçuk milyar kardeşi olan bir Müslüman “Ey Allah’ım! Dünya bizi unuttu, Sen bize katından çıkış ver” diye dua ediyorsa; yazık BİZİM GİBİ Müslümanlara! Halep’te zulüm var ve biz ölenler için “bir Fetih, bir Yasin” okuyunca, sokaklara çıkınca tüm sorumluluklarımızın bittiğini zannediyoruz… Tıpkı Filistin, Irak, Çeçenistan, Afrika, Halepçe, Hama, Bosna, Yemen ve sayamadığımız daha birçok Müslüman ülke için yaptığımız gibi… … Bir Ramazan ayında Afrikalı çocukları gördük televizyonlarımızda. Onların açlıktan nasıl kıvrandıklarını paylaştık sosyal medyada. Akşam iftarımızı açarken onlar geldi bir ay boyunca aklımıza. Hem dua ettik hem de bağış yaptık, oralara gönderdik. Ramazan bitti ekrandaki Afrikalı çocukların karnı bir daha aç kalmayacak şekilde doydu!! Öyle olmasaydı bir dahaki Ramazanda tam da iyilik damarlarımızın tuttuğu zamanlarda görürdük onları ekranlarımızda… Sonra Filistinli Hanzala konuk oldu evlerimize. Afrikalı çocuklara benzemiyordu ama...

Devamını Oku

Ramazanı Tutmak Mı Kaçırmak Mı? (Sayı 39)

Yazar Tarih: Eki 1, 2014 Bölüm Denemeler, Oruç Size Farz Kılındı (Sayı 39) | 0 yorum

Hep ‘nerede o eski Ramazanlar’ der dururuz. Nedir eski Ramazanlar? Oysa bugün bizim neslin Ramazanları bizim eskimizken; bugünümüzün Ramazanı da yeni neslin eski Ramazanı olmayacak mıydı? Öyleyse her eski, bir yeniden daha iyi olacak gibi gözüküyor. Bir zamanlar oruç tutanlar var diye bir Yahudi’nin bile sokakta yemek yemediği günlere şahit olan bu memleket, bugün oruç yiyen Müslümanların, tutanlardan daha çok olduğu bir zamana şahit oldu. Bir zamanlar doktorun “asla oruç tutamazsın” demesine inat, bir türlü oruç yiyemeyen yaşlılarla dolu olan bu memleket, şimdi tansiyon, şeker, hamilelik ve talebelikten dolayı oruç yiyenlerle dolar oldu. Kazasını tutmadan “Ya ölüm gelirse” diye içi yanan bir nesle inat; yılların birikmiş kaza ve kefaretlerini umursamayan nesiller doğdu. Yeniler eskiyi aratmaya başladı; çünkü artık makineleşen, başkalaşan, hızla teknolojiye gömülen, oruç tutmayı sadece midesini yemekten men etmekten ibaret zanneden bir insan topluluğu meydana geldi! Kim bilir...

Devamını Oku

Tevhidî Haykırış (Sayı 2)

Yazar Tarih: Eyl 26, 2014 Bölüm Denemeler, Ümmetin Dirilişi (Sayı 2) | 0 yorum

Zaman; yaratma zamanıydı; “OL” dedi Rahman oluverdi kâinat ve başladı insanın yeryüzündeki halifelik görevi. İnsanları kula kulluk yapmaktan alıkoyup bir olan Allah’a yöneltecekti… Zaman; tevhitle şirkin mücadele etme zamanıydı! Çıktı meydana Nuh (a.s.) lar ve haykırdı ömrünün sonuna dek hakkı! Zaman; tevhit gemisi yapmak, İbrahim’ce çağın tüm putlarını baltalayıp; İsa’ca hakkı haykırarak, mübarek dava yolunda Zekariyya’ca testere ile doğranmak zamanıydı! Zaman; şirkten bunalıp girilen Hiralardan Tevhit boyasıyla çıkarak yeryüzünü boyamak ve Bundan sonra; Kelamullahı yeryüzüne hâkim kılma zamanıydı! Çıktı meydanlara Allah’ın aslanları! Ve kırdılar şirkin belini, Tevhit sancağını dalgalandırarak! Haykırdılar çağın Ebu Cehillerine, hâkimiyetin kayıtsız şartsız Allah’a ait olduğunu! Zaman; ilim zamanı oldu, çıktı Tevhit kalemiyle meydana İmam-ı Azamlar, İmam-ı Şafiler! Nefis tezkiyesi gerekince; tasavvufun önderleri geldi bir bir; Abdulkadir Geylaniler, Şah-ı Nakşibendiler Ve sonra ümmet unuttu görevini, zamanın gerektirdiğini, anın vaciplerini! Gömüldü koyu bir karanlığa, huzuru maddede aradı....

Devamını Oku

Tevhidî Yolda Çağın Sahabesi: Öncü Nesil (Sayı 1)

Yazar Tarih: Eyl 26, 2014 Bölüm Denemeler, Öncü Nesil (Sayı 1) | 0 yorum

Tevhid en doğru yol, en gerçek dava, en esaslı gaye ve en yüce medeniyet temelidir. Tevhid kitaplarda yazılı kaldığı veya sadece beyinlerde fikir olarak yer ettiği sürece onunla gerçekleştirilmek istenen yüce hedeflere hiçbir zaman ulaşılamayacaktır. Böyle olursa batıl hakkın makamında hak etmediği halde oturacak ve tüm insanlığı kendi emelleri altında parmağında oynatacaktır. Bu durumun değişmesi ,Tevhid’i iyi anlamış, hayatını ona göre şekillendirmiş ve canlı birer tevhid örneği haline gelmiş bir neslin yetişmesiyle mümkündür. Allah (c.c.) tarih boyunca yeryüzünde gerçekleştirmek istediği yüce hedefleri böyle nesillerin omuzlarına yüklemiştir. “Savaşan nice peygamberler geçti ki beraberlerinde birçok Rabbani bulunuyordu. Bununla beraber Allah yolunda başlarına gelenlerden dolayı gevşemediler, zaafa düşmediler ve boyun eğmediler! Allah ise sabredenleri sever”1 ayetinde ifade edildiği gibi Allah’ın, zafer murat ettiği birçok peygamber, yanında Rabbani bir nesille mücadele etmiş ve en sonunda tarihin akışını Allah’ın istediği istikamette değiştirmişlerdir. Demek ki...

Devamını Oku