Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Esmâ’ül Hüsnâ


ER RAKÎB ve EL MUCÎB (Sayı 42)

Yazar Tarih: Eki 21, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Tanıtım ve İlgi Senesi (Sayı 42) | 0 yorum

“Şüphesiz Allah, sizin üzerinizde (gözetici) Rakîb’dir.”1 Rakîb; “görüp gözeten, murâkabe eden, bütün varlıklar üzerine gözcü olup onların bütün işlerini kontrol altına alandır.” Ayrıca “bütün varlıklar ve bütün işler murakabesi altında bulunan, bütün varlıklar üzerinde gözcü, her varlığı, her işi her an gözeten, bütün işleri murakabesi altında bulunduran” demektir. Er Rakîb, kâinatı yaratan canlı, cansız sayısız varlığı idare eden Rabbimiz’in önemli isimlerindendir. En küçüğünden en büyüğüne, en basitinden en karmaşık olanına evrendeki tüm varlıkların düzeni, tertibi ve idaresi için her an takip edilmeleri gerekmektedir. Canlılar arasında, yeryüzünde, okyanuslarda, dağlarda, gökyüzünde, galaksilerde ve gezegenler arasında bir dengenin olması, tüm kâinatı alt üst edecek afetlerden koruması yüce Allah’ın her an tüm varlıkları gözetim altında tuttuğunun delilidir. İnsan, imtihan için ve sorumlu bir varlık olarak yaratıldığından söz ve eylemlerinden sorumludur. İnsan yaşadığı hayatta çeşitli imtihanlardan geçirilecek, zorluklarla mücadele edecek, bazen imtihanları kazanacak bazen...

Devamını Oku

EL-HAFİZ (SAYI 41)

Yazar Tarih: Eki 15, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Haccın Mesajı (Sayı 41) | 0 yorum

Hafîz ismi Allah Azze ve Celle’nin kâinatı yönettiğini ifade eden kevnî isimlerindendir. Herhangi bir şeyi korumak, görüp gözetmek, ezberlemek, ihmalkâr ve gafil davranmayıp uyanık bulunmak anlamındaki “Hıfz” mastarından isimdir. “Hâfız” kelimesine nispetle mübalağa ve süreklilik ifade eder. Âlimler bu ismin Allah Azze ve Celle için “koruma” anlamında kullanıldığını belirtmişlerdir. Bunun yanında diğer anlamların da Allah Azze ve Celle için söz konusu olduğunu belirtenler vardır. Bazı alimler “koruma” anlamıyla beraber “bilen” anlamının da muhtemel olduğunu,1 “Allah Azze ve Celle katında hiçbir şeyin gizli kalmadığı” anlamında olduğunu2 da söylemişlerdir. Söz konusu olan ve “Hâfız” isimlerini, âlimlerin anlamlandırmaları dikkate alındığında şu üç grupta mütalaa etmek mümkün olabilir: 1– Kâinata düzen koyup sürdüren. Yani düzenin sürmesi için kuralları koyarak bunu sağlayan ve kâinatı koruyan. 2– İnsanları değişik tehlikelere karşı koruyan, niyetlerini ve sırlarını bilen, insanların amellerini kaybolmaktan meleklere tescil ettirerek koruyan, dostlarını koruyan....

Devamını Oku

ES-ŞEHİD & EL-HASİB

Yazar Tarih: Eki 15, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Yahudi Yahudi Hayberi Hatırla Muhammed Ordusu Dönecek Yakında (Sayı 40) | 0 yorum

“De ki: Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Çünkü O, kullarının yaptığından haberdardır, yaptıklarını çok iyi görendir.”1 Rabbimiz Teâlâ’nın esmâsından olan Eş-Şehid Arapçada ‘ş-h-d’ kökünden gelir ve; tanık olmak, müşahede etmek, şahit (bilinen ve bilinmeyenin) ve hazır olan manasında kullanılır. Yine Rabbimizin esmasından olan El-Hasîb ise; kullarının yaptıklarını muhasebeye tabi tutan, amellerin karşılığını verme hususunda kâfi olan demektir. Aslında bu iki isim manâen birbirine benzemese de ikisini beraber zikretmemizin amacı, sebep sonuç ilişkisindendir. Bu iki isim arasındaki bağlantı, hiçbir şey kendisine gizli olmayıp her zaman ve mekânda heran hazır bulunan ve her şeye şahit olan Rabbimizin bu şahadetinin ardında en büyük gerçek olan Mahkeme-i Kübra’sının bulunmasıdır. Peki, Rabbimiz neden böyle bir isme sahiptir? Neden Eş-Şehid’dir?.. Hiç düşündük mü?.. Çünkü biz hesap gününün varlığına iman ediyoruz. Hesap varsa şehadet de olmalı. Ve bu dünya da, adaletin tecelli ettiği bir...

Devamını Oku

ED-DARR & EN-NÂFİ (Sayı 39)

Yazar Tarih: Eki 1, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Oruç Size Farz Kılındı (Sayı 39) | 0 yorum

“Ve Allah’tan başka sana faydası da zararı da dokunmayacak olan şeylere yalvarma! Eğer böyle yaparsan, o zaman hiç şüphesiz sen zalimlerden olursun.”1 Rabbimiz Teâlâ’nın isimlerinden biri olan ed-Dârr; “zarar veren ve zararlı yönleri olan her şeyi yaratan, elem verici şeyleri halk eden” demektir.  Bu isim genellikle zıt anlamlı olan “hayır ve menfaat veren şeyleri yaratan” anlamına gelen en-Nâfi ismiyle birlikte zikredilir. Nitekim Rabbimiz Teâlâ kâinattaki her şeyi zıddıyla dengeleyerek, biz kullarına sonsuz güç ve kudrete sahip olduğunu, elimizdeki nimetlerin, bizi kuşatan güzelliklerin kıymetini bilmemizi ve bunu idrak ederek hayatımızı Rıza-i ilahi doğrultusunda yaşamamızı istemektedir. Ezelden beri kimileri Allah’a, zarar veren şeyleri halk etme sıfatını yakıştırmadıklarından dolayı Rabbimizin bu ismini kabul etmeyerek yanlış bir fikrî akıma düşmüşlerdir. Ve derler ki: “Zarar; bir şeyde bulunan eksiklik ve kötü haldir, bu da Allah’ın gayrısında her şeyde bulunur. Bunu Allah’a izafe ederek onu...

Devamını Oku

EL-METîN & EL-KAVİYY (Sayı 38)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, İslam Davası ve Müslüman Gençlik (Sayı 38) | 0 yorum

Bu ay sizlerle Rabbimizin kudretinin kemâlâtını ifade eden Metîn ve Kaviyy isimlerini inceleyeceğiz. El Kaviyy “gücü kuvveti sınırsız olan”, El Metîn ise “çok sağlam, hiçbir fiilinde sıkıntı çekmeyen” demektir. Aynı zamanda bu iki isim kuvvet-i tamme, sarsılmaz güven, metanet ve mutlak iktidarı da temsil etmektedir. Şüphesiz ki Rabbimizin dini kaviyy, kitabı da metîndir. Dinini yok etmek adına yüzyıllık planlar da yapılsa, Müslümanların İslam anlayışı dejenere edilmeye başlansa da onun dini insanlık tarihi boyunca hep kâim kalmıştır. Bazen Firavun’un evinde yetiştirdiği Musa’sıyla bazen 360 putun çevresinde büyüyen Muhammed’iyle Aleyhissalâtü ve’s selam şirkin belini kırmış, dinini muhafaza etmiş ve buna tüm dünya şahitlik etmiştir. Rabbimiz Teâlâ mü’mine karşı merhametinde, kafire karşı şiddetinde El-Metîn olandır. Kendisine karşı gelip asi olanlara karşı güçlü olduğu gibi onları alt etmede ve helak etmede de gayet güçlü ve sarsılmazdır. Onun tuzağı da sağlamdır, kuşatması da. Helâkı...

Devamını Oku

EL-VEDÛD & EL-VEKÎL (Sayı 37)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm 21.yüzyılda Furkan Olmak (Sayı 37), Esmâ'ül Hüsnâ | 0 yorum

“Haberiniz olsun; Allah’ın velileri için korku yoktur, onlar mahzun da olmazlar.”1 Rabbimiz Teâlâ’nın isimlerinden olan “El-Vedûd” ve “El-Vekîl” mana itibariyle birbirini tamamlamakta ve Rabbimizin lütfuna ermek için sebep sonuç ilişkisini hayatımızda canlandırmaktadırlar. “El-Vedûd” ismi “iyi kullarını seven, onları rahmet ve rızasına erdiren yahut sevilmeye ve dostluğu kazanılmaya lâyık olan” manalarını içerir. Nitekim Rabbimizin “El-Vekîl” ismi de “işlerini kendisine bırakanın işlerini en iyi şekilde yapan, kendisine dayanılıp güvenilen, her şeyi tedbir ve idare eden” manalarını içerir. “El-Vedûd” ismi için Arapça’da iki mana zikredilir: Bunlardan ilki; ‘seven’ ikincisi ise; ‘sevilen’ demektir. Bu iki ismi birlikte şöyle anlayabiliriz. İlk insandan günümüze kadar insanlar, daima iki şeyin mücadelesini vermiştir. Hak ve bâtıl… Hak ehli yaratılış gayelerine uygun bir yaşam isterken bâtıl ehli daima zulümle âbâd olmak istemiş ve hak ehlinin önünde her zaman büyük bir engel olarak var olagelmişlerdir. Rabbimiz El-Vedûd isminin ilk...

Devamını Oku

El-Kebîr & El-Celîl & El-Mecîd & El-Müteâl (Sayı 36)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Hz. Peygambere Bağlılık (Sayı 36) | 0 yorum

Şüphesiz ki Rabbimiz Teâlâ’nın insanların tam olarak inceliklerine hiçbir zaman vakıf olamayacağı, birbirinden güzel isimleri vardır. Mana yakınlığı olduğundan dolayı bu sayıda Rabbimizin dört isminden bahsedeceğiz inşallah. Rabbimizin El-Kebîr ismi; “büyüklükte kendisinden daha üstünü düşünülemeyen”, El-Celîl; “mâlikiyet, hâkimiyet, kudret ve azâmet gibi bütün celal sıfatlara sahip olan”, El-Mecîd ; “azamet ve şerefle muttasıf, rahmeti ve ihsanı bol, lütuf ve cömertliği seven, şanı yüce ve cömert” manalarını içerirken El-Müteâl; “izzet, şeref ve hükümranlık bakımından en yüce olan” manalarına gelmektedir. Rabbimiz Teâlâ’nın aynı gibi görünen bu isimlerinde esasen çok ince farklar kendini gösterir. Kimi isimde bu inceliği, lütfunda, cömertliğinde, kimi isminde rububiyyetinde, kimi isminde ise ulûhiyetinde olduğunu görürüz. Evet, Rabbimizin birbirine yakın isimlerinin bu kadar çok olması kullarının bu noktada ciddi yanlışlar yapmasındandır. Nitekim insan bir varlığı ne kadar iyi tanırsa ondan korkusu da ona olan sevgisi de bu nispette artar....

Devamını Oku

EL-ALİYY (Sayı 35)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Ziyaretleşme (Sayı 35) | 0 yorum

“Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O’nundur. O çok yücedir, çok büyüktür.”1 Birbirinden güzel isimlere sahip olan Rabbimizin her ismi insanda ayrı bir hayranlık oluşturmaktadır. Allah Azze ve Celle’nin kemalât sıfatlarının birbirleriyle bağlantılı olması Rabbimizin kusursuz bir ilah olduğunu bizlere göstermektedir. Esma’ül Hüsna’dan işleyeceğimiz “El –Aliyy” ismi, Rabbimizin mutlak isimlerinden birisidir. “El-Aliyy”; mana itibarıyla yücelik ve yükseklik anlamı taşımaktadır. ‘Yükseklik’ manasının daha ağır bastığını söyleyenlere göre; Rabbimiz bütün kâinatın üstündedir. Fakat bu yükseklik elbette ki cisimlerin yüksekliği olarak ya da yukarıdaki varlıklara daha yakın, aşağıdaki varlıklara daha uzak manasında algılanamaz. Eğer bunu kabul edecek olursak, o zaman Rabbimize mekân isnat etmiş oluruz ki bu da caiz değildir. Nasıl ki insanın Allah’ın zatını düşünmesi caiz değilse, bu isme bu noktadan bakması da caiz olamaz. Çünkü insanın aklı sınırlıdır, göreceklerini ancak gördükleri ile şekillendirebilir. Hâlbuki Rabbimiz Muhalefetün Li’l Havadis’tir. Yani sonradan...

Devamını Oku

Eş-Şekûr Sayı 34

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Kardeş Aile Projesi (Sayı 34) | 0 yorum

“Öyleyse yalnız beni anın ki ben de sizi anayım. Bana şükredin, sakın nankörlük etmeyin.”1 Rabbimizin esmasından olan Eş- Şekûr; “kendi rızası için yapılan işleri daha ziyadesiyle karşılayan, az bir ibadetin karşılığında büyük mükâfatlar veren, kullarının ecrini kat kat artıran” anlamına gelir. Toplum arasında ‘hamd’ ve ‘şükür’ aynı manaya gelse de aralarında ince bir fark vardır. ‘Hamd’; iyilik yapana teşekkür ve övgü, ‘şükür’ ise; yapılan iyiliğe karşı söz veya fiil ile yerine getirilen bir övgüdür. Bu itibarla hamd genel olarak şükürden daha kapsamlıdır. Hamd’de sevinç ve arzu anlamı, şükürde ise daha çok içten bağlılık ve dostluk anlamı yer almaktadır. Şükür, her türlü nimetin tek ve gerçek sahibinin Allah olduğunun şuuruna varmak ve bunu en derin saygıyla ifade etmektir ki; insan ne kadar gayret ederse etsin ne verilen nimetlerin karşılığını hakkıyla ödeyebilir, ne de nimet vereni hakkıyla övebilir. İnsan bir damla...

Devamını Oku

El-Ğafûr Sayı 33

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Esmâ'ül Hüsnâ, Mekke'nin Fethi (Sayı 33) | 0 yorum

“Allah’ın sizi bağışlamasını arzulamaz mısınız? Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.”1 Ğafûr ismi lügatte; “bir şeyi örtmek, gizlemek, ıslah etmek” gibi anlamlarda kullanılır. Esmaü’l-Hüsna’da ise geçen manası; “kulların günahlarını, hatalarını ve kusurlarını çokça bağışlayan, bağışlamaktan bıkmayan, kullarının beğenilmeyen taraflarını ziyadesiyle gizleyendir.” Rabbimizin Ğafûr ve Ğaffâr isimleri her ne kadar aynı manaya geliyor gibi görünse de aralarında çok ince bir fark vardır. El-Ğaffâr; “tekrar tekrar affeden”, El-Ğafûr ise “affediciliği tam olup, afv ve mağfiretin en ileri derecesinde bulunan” manasına gelir. İnsan dünyaya gönderilirken tertemiz, İslam fıtratı üzere gönderilmişti. Fakat dünya ve içindekilere gereğinden fazla değer vererek aklını yanlış fikirlerle meşgul eden insan, kalbine bâtıl sevgileri yerleştirdi, gözüyle harama bakmaktan çekinmedi, diliyle yalan söylemekten kendini alıkoymadı. Neticede Allah Azze ve Celle’nin kendisine emanet olarak verdiği o kıymetli uzuvları ve duyguları yanlış yolda kullanmış oldu. Dünyaya mücadele ederek yükselmek için gelen insan bu...

Devamını Oku