Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Fıkıh


Ramazan Orucu İle İlgili Bilgiler (sayı 38)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Fıkıh, İslam Davası ve Müslüman Gençlik (Sayı 38) | 0 yorum

İbadetlerde niyet önemlidir. Orucun sahih olması için niyet etmek şarttır. Niyetsiz oruç makbul değildir. Niyet esasen kalp ile olur. Yani geceleyin ertesi gün oruç tutacağını kalbinden geçiren kimse niyet etmiş demektir. Oruç tutmak düşüncesi ile sahur yemeğine kalkan kimsenin bu düşüncesi de niyettir. Oruca kalp ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalp ile yapılan bu niyeti dil ile söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet etmeli, hem de dili ile “Niyet ettim Ramazan-ı Şerif’in yarın ki orucuna” diye söylemelidir. Oruç için niyetin vakti, akşam namazı vaktinin girmesi ile birlikte başlar. Ramazan orucu, günü belirlenmiş adak ve nafile oruçlarda niyet, öğle namazına yaklaşık bir saat kalana kadar devam eder. Bunların dışında ki kefaret, kaza ve günü belirlenmemiş adak oruçlarında ise imsaktan önce niyet edilmesi gerekir. Orucun Zamanı Oruç aslen imsaktır. Kendini tutmak, engellemek, el çekme, geri...

Devamını Oku

Başörtüsü Allah’ın Emridir (Sayı 22)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Çözüldü Zannedilen Ama Çözülmeyen Sorun Başörtüsü! (Sayı 22), Fıkıh | 0 yorum

Kitabıyla bizleri şereflendiren Allah’a hamd, insanlığa rahmet olarak gönderilen Efendimiz Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’e salât ve Selam olsun. Yüce Rabbimiz Kur’an-ı Kerîm, her konuda olduğu gibi kadınlar hakkında da rahmet içeren hükmünü bizlere bildirmiştir. Ahzab sûresinde: “Ey Peygamber! Zevcelerine, kızlarına ve mü’min kadınlarına dış elbiselerini üstlerine giyinmelerini söyle. Bu, onların tanınıp eza edilmemeleri için daha uygundur. Allah çok bağışlayıcıdır, esirgeyicidir”1 buyrulmuştur. Bu ayet ile Rabbimiz Peygamberine, öncelikle kendi ailesinden başlayarak tüm kadınlara örtünmeyi emretmesini buyurmuştur. Mü’minlerin anneleri ve Peygamberimizin kızları, ümmetin kadınlarının örneğidir. Öncelikle onlar, yani ümmetin örneği konumunda olanlar güzel bir şekilde örtünsünler ki diğer kadınlara iffet ve örtünmede örnek olsunlar. Bu ayet gayet açık bir şekilde örtünmeyi tüm mü’min kadınlara farz kılmıştır. Ta ki tüm mü’min kadınların ahlâksız kadınlardan bir farkları olsun ve hiç kimse onlar hakkında kötülük düşünemesin. Bütün müfessirler, bu ayette kullanılan “cilbab”...

Devamını Oku

İslam Fıkhı’nın Kaynakları- 6 (Sayı 20)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Fıkıh, Ümmetimizin Hali ve Filistin (Sayı 20) | 0 yorum

Âlemlerin Rabbi, mutlak güç ve kudret sahibi olan Allah’a hamd, Âlemlere rahmet olarak gönderilen Rasûlüne salât ve selam olsun. Allah’ın selâmı, rahmeti, yardımı ve bereketi Allah’ın davası ve mazlum ümmetimizin kurtuluşu uğrunda mücadele eden tüm kardeşlerimizin üzerine olsun. Geçen sayımızda, Kıyas’ın manası ve şartları üzerinde durmuştuk. Buna göre usulüne uygun yapılan bir kıyas ümmet için bir rahmettir ve kıyamete kadar zuhur edecek olan her yeni meseleyi, Allah ve Rasûlü’nün istediği doğrultuda bir hükme bağlayabilmenin yoludur. Gerçekte Kıyas’ın mânâsı, nass’ların uzanabildiği bütün sahalara tatbik edilmesidir; nass’lara bir şey ilave etmek değil, onları tefsirdir. Kıyas, mevcut olmayan hükmü var kılmak değil, (mevcud hükmü) ortaya çıkarmak (izhâr etmek)tir. Müctehidin işi ise yeni bir hüküm icad etmek değil, sadece hükmün “illetini (sebebini) anlamak ve kendisine kıyas edilen asıl mesele ile aynı özelliği taşıyan yeni meselenin sebep ile hükümde müşterek olduklarını açıklamaktan ibarettir. Böylece...

Devamını Oku

İslam Fıkhı’nın Kaynakları- 5 (Sayı 19)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Fıkıh, Ümmetimizin Hali ve Suriye (Sayı 19) | 0 yorum

Kıyas: Alîm ve Hakîm olan Allah’a hamd, Rasûlüne salât ve selâm olsun. Ve yine selam bu kutsal emaneti taşıma uğrunda çalışan, okuyan, anlayan ve yaşayan tüm kardeşlerimizin üzerine olsun. Kur’an, Sünnet ve İcma gibi sağlam temeller üzerine kurulan ahkâm binası, insanlığın tüm ihtiyaçlarını karşılayan eşsiz içeriği ile Efendimiz Aleyhis Salâtu Ve’s Selam’ın çağından itibaren tüm çağlara ışık tutmuştur ve tutmaya devam etmektedir. Öyle ki; bu hazinenin farkında olan sahabelerden İbni Abbas Radıyallah-u Anh bu hakikate dikkat çekerek: “Ayakkabımın ipini kaybetsem Kur’an’da ararım”1 demektedir. Yüce Rabbimiz: “Biz bu kitapta eksik bırakmadık”2 buyurarak kullarının müreffeh bir hayat yaşamak için ihtiyaç duyacağı her meselenin hükmünün belirtildiğini ve izahının verildiğini belirtmiştir. Her türlü sıfatında kemal sahibi olan Rabbimiz, kullarına her açıdan kâmil bir din göndermiştir. Fakat zaman değiştikçe değişen bazı araçlar ve gelişen yaşam şartları ile ortaya çıkan yeni uygulamalar ve problemler elbette...

Devamını Oku

İslam Fıkhı’nın Kaynakları-4 (Sayı 17)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Fıkıh, Ümmetimizin Hali ve Yeniden Dirilişimiz (Sayı 17) | 0 yorum

Yüce Rabbimize hamd, her alanda önderimiz olan Rasûlü’ne salât ve selam olsun. Yine Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi, ümmetimizin kurtuluşu için mücadele eden tüm kardeşlerimizin üzerine olsun Hayatımıza yön vermek ve bizleri Rabbimizin istediği bir hayat seviyesine yükseltmek için gönderilmiş olan Kur’an-ı Kerîm, Allah Rasûlü’nün uygulamalarıyla hayat bulmuş ve O’nun asrında yaşayan ya da daha sonra gelen âlimler tarafından her açıdan incelenmek suretiyle her detayı anlaşılmış, hayata geçirilmiştir. Bu durum daha sonra gelecek olan ümmet için elbette ki rahmettir. Henüz Allah Rasûlü’nün atmosferinden çıkmamış ve Efendimizin yaşam şekli berrak bir şekilde hafızalarında olan bir nesil tarafından Kur’an ve sünnet enine boyuna incelenmeye devam edilmiştir. Bu şekilde teferruata dair bazı meselelerde aslen kapalı olmayan fakat bizim anlayıp yaşayabilmemiz zor olacak kısımlar, hassaten sahabe âlimleri tarafından özenle incelenmiş ve en önemli kısımları üzerinde görüş birliği oluşturularak neticeye ulaştırılmıştır. Bu titiz çalışmanın...

Devamını Oku

İslam Fıkhı’nın Kaynakları-3 (Sayı 16)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm Fıkıh, Ümmetimizin Hali ve Arakan Müslümanları (Sayı 16) | 0 yorum

2- SÜNNET-İ NEBEVİYYE Nüzulünden asırlar sonrasında bile Kur’an’ı ve sünneti muhafaza ederek yollarımızı aydınlatan Allah’a hamd, Rasûlüne salât ve selam olsun. Allah’ın selamı, rahmeti ve bereketi bu kutsal emaneti bizlere ulaştıran tüm büyüklerimizin ve bugün bu sancağı teslim alan ve sonraki nesillere taşımak için gayret sarf eden tüm kardeşlerimizin üzerine olsun. İslam fıkhının kaynaklarını konu edinmeye devam ettiğimiz bu sayımızda İslam fıkhının dayandığı temellerden birincisi olan Kur’an-ı Kerim’i açıkladıktan sonra ikinci kaynak olan ‘Sünnet’ konusunu ele almak gerekmektedir. Daha evvel de değindiğimiz gibi Allah-u Teâlâ Hazretleri yaşanmasını istediği hayat tarzını, kitabı Kur’an ve onun tamamlayıcısı Sünnet ile bizlere bildirmiştir. Bu şekilde bizim hayatımızda yer alan her türlü meselenin fıkhını öğrenmiş olmaktayız. Rabbimiz Kur’an ve Sünnet ile her meselenin temel noktasını beyan etmiştir. Bu konuda İbni Hazm: “Fıkhın bütün bölümlerinin ana prensipleri Kur’an ve sünnette vardır” der. Her ne kadar...

Devamını Oku

İslam Fıkhı’nın Kaynakları-2 (Sayı 13)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm Biz Medeniyetimize Dönüyoruz! (Sayı 13), Fıkıh | 0 yorum

Gönderdiği kitabı ile insana yakışır bir medeniyetin temellerini atan Allah(c.c.)’a hamd, bu düstur doğrultusunda İslam medeniyetini inşa eden Rasûlü’ne salât ve selam olsun. Geçen sayımızda İslam Fıkhı’nın birinci ve en temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim’i açıklamaya başlamıştık. Allah (c.c.), hayatın her alanına nüfuz eden ve yalanlanma ihtimali kendisinden giderilen Kur’an-ı Kerim ile hayatımıza müdahale ederek bize en büyük nimeti bahşetmiştir. Bazı insanlar bu nimetin büyüklüğünü idrak edebilirken, bazıları ise idrak edememişlerdir. Bu sebeple yüce Rabbimiz hükmüne boyun eğmeyi insanın arzusuna bırakmamış ve istese de istemese de boyun eğip itaat etmekle mükellef tutmuştur. Çünkü her insanın aklı, doğruları, incelikleri ve hikmetleri kavrayabilecek ölçülere sahip değildir. Kavrayanların dahi imtihanda olmaları sebebiyle, engelleri mevcuttur. Bu şartlarda insan bazen doğruları göremeyecek, bazen ise onlara uymayı istemeyecektir. İşte burada yaratıcının desteği ortaya çıkar ve tek bir gerçeğin kabulü ile tüm doğrulara teslimiyet gerçekleşir. O...

Devamını Oku

İslam Fıkhı’nın Kaynakları-1 (Sayı 12)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm De ki: Göklerin ve Yerin Rabbi Kim? (Sayı 12), Fıkıh | 0 yorum

1- KUR’AN-I KERÎM Hidayet kaynağımız, Nur, Rahmet ve Furkan olan bu Kur’ân’ı bizlere indiren Allah (c.c.)’a hamd olsun. Ve selam da başta Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)’in üzerine ve O’nun yolundan giderek Kur’an’a tâbi olan tüm Müslümanların üzerine olsun. Fıkıh; arapça bir kelime olup ‘bilmek ve anlamak’ demektir. Yani insanın amelî yönden hak ve vecibelerini bilmesidir ve ibadetler de dâhil olmak üzere bütün şer’î-amelî hükümleri içine alır.1 İslam Fıkhı; gerek ibadetler, gerek ferdî veya toplumsal uygulamalar açısından her işin en doğru uygulamasının nasıl olduğunu bize gösteren ve inceliklerini anlamamızı sağlayan bir ilimdir. Her işin diyoruz, çünkü İslam Fıkhı’nın kaynağı, her şeyi yaratan ve en iyi bilen Allah’a dayanmaktadır. Yüce Rabbimiz göndermiş olduğu kitabını, yarattığı insanın fıtratına, fiziksel ve psikolojik yapısına en uygun hükümlerle donatmıştır. Bu hükümler zamanla, yaratıcının isteği doğrultusunda fakat insana menfaat sağlamak amaçlı ve hayatın bütün yönlerini kapsayan...

Devamını Oku

Müslümanın Hayatında Sünnetin Konumu-2 (Sayı 11)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm Fıkıh, Gün Davet Günü (Sayı 11) | 1 yorum

Bizlere bahşettiği tüm nimetlerinden ötürü yüce Rabbimize sonsuz hamd, şanını tüm dünyada yücelttiği ve O’nun eliyle de dinini yücelttiği Rasûlüne salât ve selam olsun. Ve Allah’ın rahmeti, bereketi ve mağfireti bu dini üstün kılmak uğrunda Peygamberinin yolunu takip eden tüm Müslümanların üzerine olsun. Çağdaşlarını ve kendisinden sonra gelecek olan ümmetini sapmaktan kurtarabilmek için son derece gayret sarfeden Allah Rasûlü (s.a.v.) kıyamete kadar gelecek tüm Müslümanlar için numune teşkil eden hayatıyla, yolu dosdoğru göstermiş ve yanlış anlamalara mahal bırakmamıştır. O’ndan sonra gelenler, Kur’ân’da bir konuda tereddüde düşecek olduklarında, doğru hükmü elde etmek için O’nun sünnetine bakmaları gerekmektedir. Bazı meseleleri sözlü ifade ettiği hadisleri ile bazı meseleleri fiilî uygulamaları ile ve bazı meseleleri de huzurunda gerçekleştirilen bir uygulamaya verdiği onay ile açıklığa kavuşturmuştur. O halde Allah Rasûlü’nün Sünneti; 1- Kavlî Sünnet 2- Fiilî Sünnet 3- Takrirî Sünnet olmak üzere üçe ayrılır....

Devamını Oku

Müslümanın Hayatında Sünnetin Konumu-1 (Sayı 10)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm Fıkıh, Müjdelenen Peygamber (Sayı 10) | 0 yorum

Kitabıyla yolumuzu gösteren ve Rasûlü ile de bu yolu aydınlatan yüce Rabbimize hamd, Sünneti Seniyyesi ile bizlere bu dini bütün ayrıntılarıyla ve kâmil bir şekilde öğreten Allah Rasûlüne salât ve selam olsun. Ve Allah’ın selamı rahmeti ve bereketi Allah ve Rasûlü’’nün yolunu en güzel bir şekilde takip eden tüm Müslümanların üzerine olsun. Kâinatı yaratan ve düzeninin nasıl cereyan edeceğini mahlûkatına ilham eden Allah(c.c.), bu şekilde bu nizamı milyarlarca yıldır muhafaza etmektedir. Kurulan bu nizamdan şikâyetçi olan da yoktur. Çünkü sistemi kuran bütün ilimlerin yegâne kaynağı olan Allah(c.c.)’tır. Kâinatta hiçbir detay ihmal edilmemiş, boş bir alan bırakılmamıştır. Çünkü hiçbir alan kanunsuzluğu kabul etmez. Orada hemen karışıklık zuhur eder ve yaşam durmak zorunda kalır. Aynı durum tabii olarak insan hayatı içinde geçerlidir. Rabbimizin insana müdahalesinin kutsal kitapları ile olduğunu biliyoruz. Bu kitapların uygulama modelini de peygamberler göstermişlerdir. Kâinat misalinde belirttiğimiz gibi...

Devamını Oku