Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Hizmet Hatıraları


Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’den Basiret Örneği BİR HATIRA… (Sayı 49)

Yazar Tarih: Haz 16, 2015 Bölüm Özel Bölümler, Hizmet Hatıraları, İslam'ın Yükselişi (Sayı 49) | 0 yorum

Dergimizin yazarlarından Semra Kuytul Hocamıza  sorduk: Hocam, 20 yıldır bu cemaatte bulunan biri olarak geçmişte yaşadığınız ve sizi çok etkileyen bir hatıranız varsa bizimle paylaşır mısınız?  “Bu cemaatte yaşadığımız ve bizi etkileyen birçok anımız var çok şükür. Onlardan birini sizinle paylaşayım. Sene 1999 ya da 2000 diye hatırlıyorum. Muhterem Alparslan Kuytul Hocamızın Arapça derslerine devam ediyorduk. Bir gün, Adana’ya yakın bir köyde oturan ve liseyi Adana’da okuyan bir bayan kardeşimizle tanıştım. O günlerde çok heyecanlı birisiydi. Okul çıkışı sık sık vakfa gelmeye başladı. Bana Peygamber Efendimizi sürekli rüyasında gördüğünden bahsetti. Bu görüşmelerimiz devam ederken bir gün bizi köyüne davet etti ve onun vesilesiyle o köyde bir grup oluşturduk. Ben her hafta düzenli olarak oraya, derse gitmeye başladım. Köy halkının büyük bir çoğunluğu sol görüşe sahipti ve bakışlarından bile bizi sevmedikleri belli oluyordu. Henüz birkaç hafta geçmişti ki; bazı erkekler...

Devamını Oku

Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi’den TAVİZSİZ DİK DURUŞ ÖRNEĞİ (Sayı 48)

Yazar Tarih: Nis 30, 2015 Bölüm Genel, Hizmet Hatıraları, Rahmetin Gerçek Manası (Sayı 48) | 0 yorum

Bu meclis devlete meydan okuma yeri değildir de, Allah’ın meclisi olan bu dünya Allah’a meydan okuma yeri midir? Tankların sokaklarda yürüdüğü soğuk bir kış günü demokrasiye verilen balans ayarı ve gösterilen parmaklarla birçok cemaat ve Müslümanın İslamî faaliyetlerini askıya aldığı 28 Şubat döneminde Muhterem Alparslan Kuytul Hocaefendi, faaliyetleri askıya almak bir yana, zalime zulmünü açıkça haykırmıştır. 28 Şubat sürecinde kapatılan Refah Partisi’nin yerine kurulan Fazilet Partisi 18 Nisan 1999 tarihinde yapılan seçimlerde 111 milletvekili çıkararak meclisteki yerini aldı. 2 Mayıs 1999 Pazartesi günü ise Yüksek Seçim Kurulu’ndan mazbatasını aldıktan sonra Meclisin açılış oturumuna katılan Fazilet Partisi İstanbul milletvekili Merve Kavakçı’nın başörtüsüyle meclis Genel Kurulu’na girmesi üzerine Demokratik Sol Parti milletvekilleri sıralara vurarak ve yuhalayarak protestolara başladılar. Meclisteki protestolardan en çok akılda kalan ise Bülent Ecevit’in Meclis kürsüsüne gelerek sarf ettiği şu cümleler oldu: “Burası hiç kimsenin özel yaşam mekânı...

Devamını Oku

İsraf Olmamalıydı… (Sayı 35)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Hizmet Hatıraları, Ahlak Köşesi, Ziyaretleşme (Sayı 35) | 0 yorum

İsraf deyince çoğumuzun bildiği şeylerin aksine benim aklıma önce kazanıp sonra ziyaret etmediğimiz için israf olan dostluklarımız, paylaşmadığımız için kaybettiğimiz, israf ettiğimiz dayanışmalar gelir. Ziyaret geri dönüşümü olan bir kazançtır! Gerek çocukluk gerekse gençlik yıllarımda ziyaret etmeyi hep sevdim. Öyle ki hayatımın her anında; tanıdığım arkadaşlarımın evlerini bilmem gerekir gibi bir düşüncem olduğu için elimden geldiği kadar ziyaret ederdim. Bana göre insanlara verdiğim değerin bir ifadesi olarak gücümün yettiği kadarı ile herkesle aramdaki bağı pekiştirmeli ve onları yakından tanımalıydım. Normalde talebeler hocalarının evlerine ziyarete giderken; biz talebelerimizin evine giderdik. Böylelikle çoğu kez tabiri caizse Nasrettin Hoca gibi tencere verdiğimiz yerden kazan geldiğine şahit olurduk. Asıl olan şey, sevgimiz israf olmamalıydı! Olmadı da… Nitekim bu ziyaretler vesilesi ile nice insanlar dava kardeşlerimiz oldu, birlikte yol aldık. Ziyaret içten gelmeli! İçten yaparsanız içten karşılanır ve mutlu olursunuz. Yaptığımız ziyaretimizle başkası mutlu...

Devamını Oku

Tohumu İlk Atan Olmak (Sayı 30)

Yazar Tarih: Eyl 29, 2014 Bölüm Hizmet Hatıraları, Cemaat (Sayı 30) | 0 yorum

Allah adına çıktığı yolda yaşadığı şehri, ailesini ve sevdiklerini ardında bırakan nice insanlar vardır. Biraz keder, birkaç damla gözyaşı ve dillerdeki dualar eşlik eder onlara… Bir yerde hizmet başlatan olma şerefine nail olmak için uzaklara doğru yol alırlar. Yaşadıkları zorlukları ve hissettikleri manevi zenginlikleri tarif etmek mümkün değildir. Peygamber mesleğini devam ettiren bu güzide insanların duygularını gelin bizzat kendilerinden dinleyelim. Adana’dan Ankara’ya hizmet için giden bir bayan hocamızın kaleminden anlayalım o duyguları… “Hizmet için şehir dışına ilk çıktığımda gerçekten karışık duygular içindeydim. Arkadaşlarımdan, yoğun hizmet ortamından ayrılıp yeni bir şehre gitmek beni çok üzmüş ve düşündürmüştü. Fakat yeni insanlarla tanışmak, bir şehirde hizmeti ilk başlatan olmak bana çok heyecan veriyordu. Aslında bu heyecanımın gerçek sebebi Hocamızla aramızda geçen şu diyalogdu. Adana’dan ayrılırken Hocamızın yanına gitmiş, hayır dualarını almak ve hakkını helal etmesini istemiştim çünkü Hocamın bende çok hakkı vardı....

Devamını Oku

Hocamızdan Davet Hatıraları (Sayı 11)

Yazar Tarih: Eyl 27, 2014 Bölüm Hizmet Hatıraları, Gün Davet Günü (Sayı 11) | 0 yorum

“Her Şeye Rağmen Sözünüzde Durmalı Ve Yolunuza Devam Etmelisiniz.” “Sene 1985 idi sanıyorum. O zaman öğrenci evi bile açmamıştık henüz, tek başıma ders yapardım. Öğrenci evlerine, Kitabevlerine, şahısların evlerine, önce öğrenci yurdu olarak kullanılan sonra çayhaneye dönüştürülen Şadırvan’a gider onlarla sohbet ederdim. İşte o yıllarda yine bir öğrenci evine derse gidecektim. Evde iki-üç talebe kalıyordu. Dışarıdan da birkaç kişi daha gelecekti ve orda ders yapacaktık. Fakat o gün ağabeyim beni köye götürmek istedi. “Köyde iş var, biraz bize yardımcı ol” dedi. Ben de :“Gelirim ama akşama dersim var akşama kavuşacaksak gelirim” dedim, “akşama kavuşursun” deyince, “tamam” dedim ve beraber gittik, çalıştık. Akşam namazına yarım saat kaldı kalmadı:“Benim artık gitmem lâzım, söz verdim” dedim. Ağabeyim bu sefer kızdı ve: “Sen gidersen bu işleri kim yapacak?” dedi. Ben: “ Sana işim var dedim sen de akşama gidersin demiştin, ben de o...

Devamını Oku

Tavizsiz Bir Duruş (Sayı 2)

Yazar Tarih: Eyl 26, 2014 Bölüm Hizmet Hatıraları, Ümmetin Dirilişi (Sayı 2) | 0 yorum

Dinin hâkimiyeti için mücadele edenler, tarih boyunca fedakârlıkları, azim ve sebatlarıyla örnek olmuştur toplumlarına… Şüphesiz bugün de; İslam’ın hâkimiyeti için çalışan ve gayret gösteren nice kardeşimiz vardır ki; onlar da, hayatları ve fedakârlıklarıyla bu yüzyılın müslümanına, davasını hatırlatarak, hayatlarını hangi hedef uğruna feda etmeleri gerektiğini gösterir. Allah’ın davası için kaybettiklerine asla üzülmeyenler, birçok örnek sunar çağlara. Tercihin Allah’tan taraf yapıldığı misaller çoktur mutlaka. Bunlardan sadece bir tanesini zikretmekle sayfamıza başlıyoruz. Ve duamız şudur ki Rabbimizden; bizleri, ömrümüz son buluncaya dek, kendi yolunun hizmetkârı, davasının sözcüsü, rızası uğrunda mücadele eden fedakârlardan eylesin. Kıymetli bir hocamız İslami hizmetleri gerçekleştirdiği esnada, aynı zamanda tesettüründen taviz vermeyerek bir hastanede laborant olarak çalışır. Başörtüsünden dolayı sürgün olarak gönderildiği bölümün başkanı bir gün, kendisini çağırır ve bazı süslü sözler söyleyip, çizgisinden ve tesettüründen taviz vererek çalışmasını ister. Ve konuşmasına şu şekilde başlar: “Siz bulunduğunuz bölümde...

Devamını Oku