Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Makale


Rabbinden Sebat Dileyen Gençlik | Sayı 68

Yazar Tarih: Oca 13, 2017 Bölüm Anasayfa, Furkan Genç, Hak Yolda Sebat (Sayı 68), Makale | 0 yorum

İslam’ın yeryüzüne hâkimiyetini dava edinenler, bu şerefli davanın mücadelesini büyük bir sabır ve azimle sürdürdüler. Adını şanlı İslam tarihine altın harfle yazan öncüler bu başarıya, davalarına bağlı ve sebatkâr oldukları için ulaştılar. Allah Azze ve Celle bu hakikate şöyle temas eder: “Mü’minlerden öyle erler vardır ki Allah’a verdikleri sözde durdular. Öyle ki onlardan kimi adağını yerine getirdi, kimi de şehit olmayı bekliyor. Fakat onlar hiçbir şekilde verdikleri sözü değiştirmediler.”1 Dava yolunda insanı bekleyen büyük zorluklar var. Gerek iç âlemde nefsin yaşattığı bir takım zorluklar olsun gerek dışardan gelen baskı ve zorlamalar olsun, bunların her biri dava insanının hem bağlılık derecesini arttırır hem de bunlara karşı gösterilen sebat insanı başarıya götürür. Kur’an’ı Kerim bununla ilgili olarak bize şöyle seslenir: “Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki başarıya erişesiniz.”2 Yine Allah Azze...

Devamını Oku

Yaratmak da Hükmetmek de Yalnız Allah’a Aittir | Sayı 68

Yazar Tarih: Ara 31, 2016 Bölüm Anasayfa, Makale, Sayı 68 | 0 yorum

Hakikatte insan fıtraten Allah’ı bilir. Ruhlar âleminde Rabbimize verdiğimiz söz de bunun göstergesidir. Ayette ifade edildiği üzere Allah Azze ve Celle, ruhlar âleminde ‘Ben sizin Rabbiniz değil miyim?’ diye sormuş bütün ruhlar da ‘Evet, Sen bizim Rabbimizsin’ demişlerdir.1 Fakat ne yazık ki Allah’ın huzurunda boyun eğerek hakkını itiraf eden bu ruhlar, dünyaya gönderilince Allah’ı tanımamazlıktan gelmeye başladı. Sanki Allah’ın huzurunda söz veren onlar değildi, sanki bilmiyorlar, tanımıyorlardı. Verdiği sözü de, Rabbini de tamamıyla unutan bu ruha, Allah Azze ve Celle peygamberleri ve kitapları vasıtasıyla kendisini bir kez daha tanıttı, anlattı. Fakat dünyaya gönderilmesiyle şeytan, nefis ve çevrenin baskısı altındaki insanın, kendisine bildirilen şekliyle yaratan ve yöneten, hükmeden, kanunlar koyan, yol gösterip yönlendiren bir ilaha inanmak işine gelmedi. Çünkü böyle bir ilaha inandığı takdirde, nefsinin istediği şekilde davranamayacak, istediği gibi yaşayamayacak, emirlere ve yasaklara uymak zorunda kalacaktı… İşte bu sebepten...

Devamını Oku

Davaya Sarılmak ve Bırakmamak | Sayı 67

Yazar Tarih: Ara 16, 2016 Bölüm Anasayfa, Dava Yolunda Dökülenler (Sayı 67), Furkan Genç, Makale | 0 yorum

“Ben size tozpembe bir hayat vaadetmiyorum…” Yolun başında zorluğu, çileyi, derdi, tasayı göze alıp öyle gir bu davaya. Senden öncekiler nasıl taşıdıysa bu şerefli yükü; sen de öylece sahip çık ona; sımsıkı sarıl ve ne olursa olsun bırakma… Dava yolunda, peygamberlerin hayatlarındaki örneklerle bizlere sabrı öğreten Rabbimize hamd ve her zaman istikamet üzere olmamızı öğütleyen Peygamberimize salât ve selam olsun. Yine selam, sarsılmadan dimdik ayakta duran ve istikamet üzere yol alan siz kardeşlerimin üzerine olsun. Bir insan ergenlik çağına geldiğinde kendisine bir yol seçip bu yolu dava edinir. İnsan, fıtratı ve aklı gereği Allah’a bağlanmayı ve İslam’ı dava edinmeyi seçer, seçmelidir de. Ama dış etkenlerin tesiriyle İslam’a olan bu meyil, eksen kaymasına uğratılarak, insanın nazarında batıl şeyler değerli hale getirilir ve zamanla insan bunları dava edinmeye başlar. Bir de bakarsınız milyonlarca insan ırkçılığı veya sosyalizmi dava edinmiştir. Hatta genel...

Devamını Oku

Kurtuluş Cemaatte | Sayı 64

Yazar Tarih: Ağu 27, 2016 Bölüm Anasayfa, Darbeler Hakkın Gasp Edilmesidir (Sayı 64), Makale | 0 yorum

Kur’an ve Sünnet’in üzerinde önemle durduğu, Müslümanların anlayış ve şuurunu diri tutan nice kavram ve kelimeler var ki İslam düşmanlarının ve bazen de cahillerin eliyle kirli emeller uğruna kurban edildi. Cihad, Şeriat, Şehadet bu kavramlardan sadece bir kaçı… Müslümanları uyutmanın yolunun onları canlı tutan kavramların içini boşaltmaktan yahut literatürden kaldırmaktan ya da o kavramlara karşı nefret uyandırarak kullanılamaz hale getirmekten geçtiğini bilen İslam düşmanları gün geçmiyor ki yeni bir kavram tezgâhıyla karşımıza çıkmasın… İşte şimdi de kurban edilmek istenen yeni bir kavramla karşı karşıyayız; Cemaat kavramı… Oyun şu; ilk günden makamlara göz dikmiş ve gizli gizli işler çevirerek devlete sızmaya çalışmış ve bu yönüyle en baştan İslam’ın önerdiği cemaat olmaktan ayrılmış, kendine gayr-i İslami bir yol çizmiş ve en sonunda halkı da karşısına alarak nefret kazanmış bir cemaati koz olarak kullanarak bütün cemaatlerin itibarını yerle bir etmek… Bu vesileyle...

Devamını Oku

Özür Diliyoruz! | Sayı 63

Yazar Tarih: Tem 22, 2016 Bölüm Anasayfa, Makale, Yanlış İç ve Dış Politikalar Yüzünden AKP Türkiye'yi Rezil Etti (Sayı 63) | 0 yorum

Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın düşürülen Rus uçağı sebebiyle bozulan ilişkileri düzeltme adına Rusya’ya özür beyanında bulunması, diğer bir deyişle öldürülen pilotun ailesinden özür dileyerek üzgün olduğunu belirtmesi aklımıza; “tek özür dilenecek olan, ölen Rus pilotun ailesi mi?” sorusunu getirdi.14 senedir özür dilenecekler listesi oldukça kabarmış aslında… Fakat Rusya’dan özür dileyenler aynı erdemi (!) asıl özür dilenmesi gerekenler konusunda göstermeye pek de niyetli görünmüyorlar… Fakat Türkiye vatandaşı olarak eğilen başımızı kaldırabilmek için idarecilerin yaptığı hatalar sebebiyle ortaya çıkan zararlardan dolayı, onlar adına özür dilemeyi borç bildik.Konu özür dileme olunca; 14 senedir iç ve dış politikada atılan yanlış adımlar sebebiyle zarara uğrayan yüzbinler hatta milyonları düşünmeden geçmek mümkün değil! Siyasilerin üzerinde durmadan geçtiği ciğeri yanıkları onlar adına biz analım ve bu ülkenin vatandaşı olarak bu ülkeyi yönetenler adına en azından biz özür dileyelim. Ve tarih yazsın ki biz Furkan...

Devamını Oku

Ramazan ve Yükseliş | Sayı 62

Yazar Tarih: Haz 22, 2016 Bölüm Anasayfa, Makale, Yanlışları Tenkit Ettiği İçin Tevhidi Furkan Hareketine AKP Zulmü (Sayı 62) | 0 yorum

Kullarının günahlarını affetmek için tevbe kpısını daima açık tutarak tevbe etmeleri için fırsat veren, yine kulunu arınmış bir şekilde canını almak için temizlenebileceği gün, ay ve geceleri yaratan ve kullukta yükselmenin kapılarını kullarına açan rabbimize hamdolsun. Kullukta arınma ve yükseliş için bol fırsatların olduğu on bir ayın sultanı olan ramazan ayına yaklaşıyoruz. Tıpkı efendimiz gibi biz de dua ediyoruz. “Rabbim sen bize recep ve şabanı mübarek kıl ve bizi ramazana ulaştır.” ( Camiü’s-sağir, 2/90) Yine hadislerdeki rivayetlerde Efendimizin Ramazan ayını ihya etmeye ayrı bir özen gösterirdiğini öğreniyoruz. Aişe (r.a) anlatıyor: ”Resulullah ramazan ayında diğer aylarda görülmeyen bir gayrete girerdi. Ramazanın son on gününde ise çok daha fazla çaba gösterirdi. Son on günde geceyi ihya eder, ailesini de uyandırırdı.”(Müslim, itikaf 8; Ebu Davut Salat 318) Öyle bir ramazan geçirmeliyiz ki bu bizim hayatımız için yeni bir başlangıç ve bir devrin...

Devamını Oku

Değişmeyen Çizgisiyle Furkan Nesli| Sayı 61

Yazar Tarih: May 19, 2016 Bölüm Anasayfa, Furkan Nesli 5 Yaşında (Sayı 61), Makale | 0 yorum

Mayıs 2011’de “Bismillah” diyerek yayın hayatına başlayan Furkan Nesli Dergisi, misyon ve vizyon sahibi bir dergidir. Kitlelere hitap eden ve kalabalıkları harekete geçirmeyi hedefleyen Furkan Nesli, rıza-i ilahi doğrultusunda hakkın gür sesi, mazlumun dostu, zalimin hasmı olmuştur. Hakkın ve adaletin üstünlüğünü esas alan yayıncılık ilkesiyle günden güne büyüyen dergimiz, alanında büyük bir boşluğu doldurmuş ve müslümanlara esaslı bir bakış kazandırmaya çalışmıştır. Üzülerek söylemek gerekir ki; unutulan tevhid davası ne görsel basında ne de yazılı basında tüm esaslarıyla, en yalın haliyle ortaya konulmamakta ve birçokları bir taraf olma ama en popüler tarafı tercih etme hastalığına müptela olmuştur. Gerçek anlamda ne ümmetin içinde bulunduğu durum ne de bu hazin halden kurtuluşun yolu anlatılmaktadır. Daha açık bir ifadeyle, belleklerde böyle bir düşünce yer almamakta, gündem tamamen İslam düşmanlarının tercihine göre şekillenmekte, her sözü, en son sözü yine onlar söylemektedir.Oysa bizim de söyleceklerimiz...

Devamını Oku

KİMLER TARİH YAZAR? | Sayı 58

Yazar Tarih: Şub 26, 2016 Bölüm Anasayfa, İSLAM'DA Fikir Özgürlüğü ve Sınırları (Sayı 58), Makale | 0 yorum

Kullarına kurtuluşun yollarını apaçık gösteren Allah’a hamd, cehalet ve zulüm asrını silip, saadet asrını yazarak gelecek tüm nesillerin kurtuluşu için ömrünü feda eden Rasulüne salât ve selam olsun. İnsanlık tarihi nice krallıkların ve imparatorlukların yükselişine ve çöküşlerine şahitlik etti. Küçük topluluklar; bazen bir meşe ağacı gibi taze bir filiz olarak yeşerip kocaman bir deve dönüştüler ve gölgelerinde nice kervanlar nice yolcular barındırdılar; bazen de yanmış, bitmiş, tükenmiş gibi görünen küllerinden doğarak, önce alev alev bir kor sonra kocaman bir güneşe dönüştüler ve şuleleri cihanı ısıttı. Yüce Rabbimiz bir ayetinde şöyle buyuruyor: “Eğer siz bir yara aldıysanız, o kavme de benzeri bir yara değmiştir. İşte; o günleri biz insanlar arasında değiştirip dururuz. Bu, Allah’ın iman edenleri belirtip-ayırması ve sizden şehidler edinmesi içindir. Allah, zulmedenleri sevmez”1 Allah Azze ve Celle bu ayetiyle milletler arasında üstünlüğün hep aynı gitmeyeceğini ve bizzat kendi...

Devamını Oku

Tarih Kimleri, Nasıl Yazar?

Yazar Tarih: Şub 4, 2016 Bölüm Anasayfa, Makale, Türkiye Suriye Olma Yolunda mı? (Sayı 57) | 0 yorum

Âlemlerin Rabbine Hamdolsun! O’nun yüce Rasulüne salât ve selam olsun. Tarih bazılarını zalim yazar, bazılarını mazlum! Bazılarını neme lazımcı, bazılarını ise kurtarıcı!Haksızlıklara karşı sessiz olmamak bir erdemdir, cesarettir. Ama haksızlık karşısında konuşurken ya da yazarken insana bir hedef gerekmektedir. Şöyle bir sorgulamak lazım; Neden susmuyorum? Beni yerimde durdurmayan, geceleri uykularımı kaçıran hatta hayatım pahasına beni doğruları savunmaya memur eden nedir? Bu soruların cevabı, kişinin misyonunu belirler. Buradaki en büyük endişe tarihin bizi nasıl kaydedeceği mi? Yoksa problemlere çare olma gayreti mi? Şöyle demek istiyoruz belki de; birileri zalimlik yapıyor, diğerleri onlara alkış tutuyorlarken benim elinden bunu engellemek için bir şey gelmiyorsa bile en azından tarih beni sessizlerden yazmasın! En azından zulme sessiz kalmadım! Gözümün önünde mazluma saldıran zalimlere bir yumruk vuramasam da “yapma” diye bağırdım! Mesele sadece tarihin ne yazacağı değildir elbette! Fıtratı bozulmamış olanlar böyle bir durumda “neme...

Devamını Oku

HACDA DİSİPLİN KAZANMAK (Sayı 53)

Yazar Tarih: Eyl 15, 2015 Bölüm Allah'ın Hükmüne Razı Olmak (Sayı 53), Anasayfa, Makale | 0 yorum

İnsan, kâinatın başıboş olmadığını, dolayısıyla kendi yaratılışının da bir gayesi olduğunu aklederek ya da eşyanın hakikati üzerinde tefekkür ederek anlayabilir. Ancak nasıl ve ne şekilde hareket edeceği, nasıl bir programı takip edeceği noktasında akıl yeterli olmadığından, nakle (Kur’an ve Sünnet’e) ihtiyaç duyar. İman edip, vahye dayalı yaşamaya başlayınca da hayatına bir düzen ve intizam gelir. Hedefsizce geçen ömür, nefsin bitmek bilmeyen arzu ve isteklerinin peşinden koşmakla geçen hayat, ancak vahyin tayin ettiği ölçülere tâbi olursa bir anlam kazanır.Bütün kâinatta ilminin ve hikmetinin eserlerini sergileyen, onlara tâbi olacaklara kanunlar koyan Rabbimiz, bize seçtiği dini ile de hayatımızın her alanına müdahale etmekte, bizi başıboş bırakmamaktadır. Diyebiliriz ki İslam’ın her bir emri, bizi Rabbimizin istediği kul modeline yaklaştırmakta, hayatımızı O’nun razı olduğu şekilde disipline etmektedir. İnsan böylece kâinatın da tâbi olduğu külli nizama boyun eğerek, hem kâinatla barışık olur hem de Rabbinin...

Devamını Oku