Sayfalar Arası Gezinti Menüsü

Bölüm: Öncü Şahsiyetler


RİSALE-İ NUR’DAN DAMLALAR… (Sayı 55)

Yazar Tarih: Kas 18, 2015 Bölüm Öncü Şahsiyetler, İslam'da Muhalefet (Sayı 55) | 0 yorum

1- Zaman gösterdi ki; cennet ucuz değil, cehennem dahi lüzumsuz değil! (Sözler)2-Bütün mevcudat lisân-ı hâl ile “Bismillah” der. (Sözler)3-Madem her şey mânen “Bismillah!” der, Allah namına Allah’ın nimetlerini getirip bizlere veriyorlar. Biz dâhi “Bismillah!” demeliyiz. Allah namına vermeliyiz, Allah namına almalıyız. Öyle ise, Allah namına vermeyen gâfil insanlardan almamalıyız. (Sözler) 4-İnsanın en birinci üstâdı ve te’sirli muallimi, onun vâlidesidir. (24.Lem’a)5- Din hayatın hayatı, hem nuru hem esası. İhyâ-yı din ile olur, bu milletin ihyâsı. (Sözler)6-Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir, göz ise mâneviyatta kördür. (Mektubat)7- Baba ne kadar haksız da olsa, oğul onun rızasını tahsil etmeye mecburdur. Oğul ne kadar serkeş de olsa, baba şefkat-i fıtriyesini ona karşı esirgemez ve esirgememeli. (Emirdağ Lahikaları)8- İslamiyet güneş gibidir, üflemekle sönmez. Gündüz gibidir, göz yummakla gece olmaz. Gözünü kapayan, yalnız kendine gece yapar. (Tarihçe-i Hayat)9- Hakk’ı bulan neyi kaybeder? Ve onu kaybeden...

Devamını Oku

İSLAMÎ DAVETTE İZ BIRAKANLAR (Sayı 54)

Yazar Tarih: Eki 28, 2015 Bölüm Öncü Şahsiyetler, İslami Davette İlginin Önemi (Sayı 54) | 0 yorum

Davette Azim ve Mücadele Örneği  HASAN EL BENNA Hasan el Benna, İslam için çocukluğundan beri mücadelede bulunan bir âlimdir. O, davetçi kimliğini üzerinde çok iyi taşıyan ve bununla ışık saçan ender İslam şehitlerindendir. Bütün hayatını insanları tevhide davet etmekle geçirmiş ve bunu yaparken insanlarla birebir ilgilenmiştir. Onların hayatlarına, yaşamlarına girmiş ve onları en iyi şekilde tanıyıp ona göre müdahale etmiştir. İşte Hasan el Benna’nın insanlarla bire bir ilgilenmesinin ve Müslüman kardeşinin derdiyle dertlenmesinin güzel örneklerinden bazıları: Hasan el Benna davete kahvehanelerden başlamak gerektiğini düşündü. Çünkü kahvehane müdavimleri İslam hakkında bilgileri olmayan kimselerdi. Davet için öncelikle, binlerce insanın gelip gittiği 3 büyük kahvehane seçti ve her birinde düzenli olarak haftada ikişer gün konuşmalar yaptı. Bu, ilk önce garip karşılandıysa da sonra insanların ilgisini çekmeye başladı. Hasan el Benna, konuşmalarında Allah’ı ve ahiret gününü hatırlatıyor böylece dinleyenleri kendine çekmeye çalışıyordu. Konuşma...

Devamını Oku

İBRAHİM OLMAK (Sayı 53)

Yazar Tarih: Eyl 15, 2015 Bölüm Anasayfa, Öncü Şahsiyetler, Allah'ın Hükmüne Razı Olmak (Sayı 53) | 0 yorum

Küçük yaşta bile olsan Rabbine kavuşmana engel olan tüm putlarını yıkmaktır. Cömertliğin zirvesine ulaşıp, herkese gönül sofrası kurmaktır. Güneşe, aya, yıldıza… velhasıl Allah’tan başkasına; “Sen benim Rabbim olamazsın” diye haykırmaktır. Yıllarca özlemini çektiğin, candan öte bildiğin, yerine bıçağın altına girmeyi defalarca arzu ettiğin İsmail’i boğazlamaktır. Mutmainliğin zirvesine ulaşmak için dağ başlarından kuş toplamaktır. “Ben Rabbime hicret ediyorum” deyip yola koyulmaktır. Nemrutların ateşini görüp de en güzel dosta sığınmaktır. “Hasbunallah ve ni’mel vekil” deyip ateşin kucağına atlamaktır. Vedûd olan Rabbin, Halîl olan kulu olmaktır. Baba olunca evlat ile, evlat olunca baba ile imtihan olmaktır. “Rabbimden senin için mağfiret dileyeceğim” diyen bağrı yanık bir evlat olmaktır. Rabbinin; “Teslim olanlardan ol” emrine; “Ben âlemlerin Rabbine boyun eğdim” deyip teslimiyetin en güzelini yaşamaktır. “Umulur ki Rabbime dua etmemle bedbaht olmam” diyerek yalnızca âlemlerin Rabbine yalvarmaktır. İbrahim olmak; her mekânda ve her zamanda muvahhid...

Devamını Oku

Malcolm X’in Hac Seyahatinden İzlenimleri (Sayı 53)

Yazar Tarih: Eyl 15, 2015 Bölüm Anasayfa, Öncü Şahsiyetler, Allah'ın Hükmüne Razı Olmak (Sayı 53) | 0 yorum

Amerika’daki ırkçılığın en üst seviyeye ulaştığı bir dönemde, doğar doğmaz gözlerini; ayrımcılığın, insan dışı muamelenin, horlanmanın, sahip olduğu ten renginden dolayı aşağılanmanın yaşandığı bir dünyaya açan Malcolm X; Hac dönüşündeki izlenimlerini şu cümlelerle dile getirir: “Seyahatim sırasında gördüm ki bütün Afrikalılar, Asyalılar ve Müslümanlar bizlere kardeşleri gibi bakıyorlar. Irk ve renk ayrımı yapılmadan bu kadar kardeşlik ve misafirperverlik görmemiştim hayatım boyunca… Bu kutsal topraklarda, Hz. İbrahim’in, Hz. Muhammed Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in ve kutsal kitaplardaki bütün diğer Peygamberlerin evinde geçirdiğim süre içerisinde bu insanların gösterdiği nezaket karşısında -hem de her renkten- kelimenin tam anlamıyla büyülendim. Kutsal Mekke topraklarını ziyaret ederken Muhammed adında bir genç bana eşlik etti. Kâbe’yi yedi kez tavaf ettim. Zemzem suyundan içtim. Merve ve Safa tepeleri arasında yedi kez gidip geldim. Mina’da ve Arafat dağında namaz kılıp dua ettim. Dünyanın dört bir köşesinden; her ırktan ve...

Devamını Oku

İz Bırakanlar (Sayı 52)

Yazar Tarih: Ağu 26, 2015 Bölüm Öncü Şahsiyetler, Suruç Katliamı ve Çözüm Sürecinin Bitirilmesi | Sayı 52 | 0 yorum

Hazreti Ebu Bekir “Allah ile mahlûkatından hiçbiri arasında bir nesep bağı yoktur. Allah’a yakınlık ancak O’na itaat ve emirlerine tâbi olmakla mümkündür.” Ebu Hureyre anlatıyor: Bir defasında Allah Rasulü:“Bugün içinizden kim oruç tuttu?” diye sordu.Ebu Bekir Radıyallahu Anh; “Ben” dedi. Rasulullah:“Hasta ziyaretine gideniniz var mı?” diye sordu, Hz. Ebu Bekir yine ;“Ben” dedi. Efendimiz tekrar sordu:“Hanginiz bir cenazenin teşyiinde bulundu?”Yine Ebu Bekir Radıyallahu Anh; “Ben” dedi.“Bugün kim bir yoksulun karnını doyurdu?”Ebu Bekir; “Ben” deyince Peygamber Efendimiz:“Bu hasletleri bir günde kendisinde toplayan adam muhakkak cennete girer” buyurdu. Hazreti Ömer “Tamahkârlık fakirliktir. Başkalarından bir şey beklememek ise zenginliktir.” “Kış mevsimi âbidlerin ganimetidir. Allah’a yemin olsun ki biz hayatın lezzetlerine önem vermeyiz. Eğer bir oğlağın kesilip, pişirilmesini, en güzel ekmeklerin yapılmasını, kuru üzümlerin suya konulup keklik gözü gibi olunca bana getirilmesini emretseydim, bu oğlaktan yer, bu hoşaftan içerdim. Fakat biz bu zevklerimizi...

Devamını Oku

Kur’an’a Göre Müslüman Şahsiyeti-5 (Sayı 37)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Öncü Şahsiyetler, 21.yüzyılda Furkan Olmak (Sayı 37) | 0 yorum

Müslümanın Ahlakî Değerleri Çoğunluğa Değil Allah’a UyarLAR Allah Azze ve Celle iman edenlerin sadece kendisini dikkate almalarını, verdikleri mücadelelerinde yollarına çıkan engellere takılmadan istikamet üzere devam etmelerini emretmiştir. Zira Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde iman edenlere kesin zaferin verileceği vaat edilmiş ve Müslümanların ümitvâr olmaları istenmiştir. Kur’an-ı Kerim sadece Allah’ı dikkate almayı emrederken, diğer yandan insanları dikkate alanların ya da çoğunluğun gittiği yolun doğru olduğu kanaatiyle hak yoldan sapanların gafillerden olduğunu bildirmektedir. “İnsanların çoğu kâfirdir.”1 “Çoğu fâsıktır.”2 “Çoğu inkârcıdır.”3 “Çoğu gafildir.”4 “Çoğu yalancıdır.”5 “Çoğu zanna uyar.”6 “Çoğu nankördür.”7 Yukarıda ifade edilen ayetlerde de görüldüğü gibi Kur’an bizlere çoğunluğun Allah katında fayda vermeyeceğini bildirmiştir. Çünkü Rabbimiz Teâlâ insanları çoğunluğun gittiği yolu takip etmeleri cihetiyle değil, amelleriyle hesaba çeker. Günümüz toplumuna baktığımızda bazı insanlar, kendileri gibi aynı yanlış tavırları sergileyen kimseleri öne sürerek, hata veya yanlışlarını makul göstermeye ve vicdanlarını rahatlatmaya çalışmaktadırlar....

Devamını Oku

Kur’an’a Göre Müslüman Modeli – 4 (Sayı 36)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Öncü Şahsiyetler, Hz. Peygambere Bağlılık (Sayı 36) | 0 yorum

Müslümanın Ahlakî Değerleri Allah’ın halifesi olarak mesuliyetinin farkında olan bir müslüman, İslam’ın öngördüğü yüce şahsiyet sahibi ve Kur’an ahlâkı ile ahlâklanan güzide bir insandır. Çünkü o, misyonunun farkındadır. Allah’ın temsilcisi ve davanın sözcüsü olma görevi kendisini diğer insanlardan farklı kılmakta ve omuzlarına mühim sorumluluklar yüklemektedir. Müslümanın en mühim vasfı davetçi olmasıdır. Davet ettiği hakikatlerin, muhatabında ve toplumunda yankı uyandırabilmesi için şahsiyetini oluşturan hususların örnekliği ayrı bir önem arzetmektedir. Müslüman, Efendimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’in de ifade ettiği gibi; “Müslüman, diğer Müslümanların elinden ve dilinden zarar görmedikleri emin kimsedir”1 yani güvenilirdir. Müslümanı tanıyan onun hakkında herhangi bir şüpheye düşmez, çünkü karşısında sözü sadık, kendisi sadık, niyeti sadık, ahlâkı Kur’an’la süslenmiş örnek biri durmaktadır. Dolayısı ile anlattığı ve tebliğ ettiği dava hususunda herhangi bir tedirginlik hissetmeye gerek yoktur. Rabbimizin kendisini tevhidle şereflendirdiği bir Müslüman, İslam’ın belirlediği ahlâkî değerlere sahip olmakla yükümlüdür....

Devamını Oku

Kur’an’a Göre Müslüman Modeli – 3 (Sayı 35)

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Öncü Şahsiyetler, Ziyaretleşme (Sayı 35) | 0 yorum

B) Müslüman Şahsiyetini Etkileyen Faktörler Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki İslam’ın temel hedefi insana şahsiyet kazandırmak ve şahsiyetini elde etmiş nesillerle özlenen İslam Medeniyeti’ni kurmaktır. “Şahsiyet”; ferdin doğuştan getirdiği genetik faktörler ile daha sonra çevre ve aile başta olmak üzere pek çok faktörün etkilediği davranışlar bütünüdür.1 İslamî şahsiyet için en güzel örnek, Rabbimizin kendisini örnek almamızı istediği mükemmel insan olan Peygamberimiz Sallallahu Aleyhi ve Sellem’dir. “Andolsun, sizin için, Allah’ı ve ahiret gününü umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için Allah’ın Rasulü’nde güzel bir örnek vardır.”2 Aynı şekilde Allah Rasulü’nün ashabı da İslam şahsiyetine sahip oldular ve gittikleri yerlere bu örnek şahsiyetleri ile gittiler. Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde olumlu ve olumsuz şahsiyetin karakter yapıları, düşünce ve davranış tarzları anlatılırken nefis, kalp ve fıtratın şahsiyet üzerindeki etkisinden bahsedilmektedir. Ayrıca insan yapısını meydana getiren şahsiyet, anne- baba ve çevreden alınan eğitimle de şekillenmektedir....

Devamını Oku

Kur’an’a Göre Müslüman Modeli-2 Sayı 33

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Öncü Şahsiyetler, Mekke'nin Fethi (Sayı 33) | 0 yorum

İnsanı en güzel surette yaratan ve yarattıklarını başıboş bırakmayan Allah Azze ve Celle, kullarından hangi surette razı olacağını, nasıl bir kimliğe sahip olmaları gerektiğini defaatle bildirmiştir. Öncü bir şahsiyet olarak toplumuna ve ardından gelecek nesillere örnek olabilmenin yolu şüphesiz Rabbimizin emrettiği ve nehyettiği kurallara uymakla mümkündür. Allah’a karşı görev ve sorumluluklarını bilmeyen bir kulun, diğer sorumluluklarını hakkıyla yerine getirmesi düşünülemez. Bu yüzden bir önceki sayımızda öncelikli olarak bu konu ile başlamıştık ve konuya kaldığımız yerden devam ediyoruz. Müslümanı örnek bir şahsiyet kılan değerlerden bir kısmı şöyledir: Hedefi Sadece Allah Rızasıdır Allah’a kullukta ve yapılan tüm amellerde ihlas, olmazsa olmaz şartlardandır. Bu ise Allah namına yapılan hizmetlerin hiçbir şeye âlet edilmeden, sırf Allah rızası için yapılması demektir. Madem ki insan yeryüzünde Allah’ın halifesi, o halde tüm amellerini sadece Allah Azze ve Celle için işlemeli, Allah için başlamalı, Allah için sevmeli,...

Devamını Oku

Kur’an’a Göre Müslüman Modeli-1 Sayı 32

Yazar Tarih: Eyl 30, 2014 Bölüm Öncü Şahsiyetler, Özgürlüğün Sınırlarını Allah Belirler ( Sayı 32) | 0 yorum

Kur’an ve Sünnet’in tasvir ettiği müslüman olabilmek, öngörülen şahsiyete bürünmekle mümkündür. İnsanı olması gereken en güzel surette yaratan, mühim bir vazife yükleyerek onu değerli kılan ve vazifesini ifa ederken kendisine rehber olacak elçiler gönderen Allah Azze ve Celle, kullarının Kur’an ahlâkı ile ahlâklanmalarını ister. Zira insan sahip olduğu değerleri ancak bu şekilde muhafaza edebilir. Ayrıca kulluk görevini ancak bu doğrultuda yerine getirebilir. İnsanın insanca yaşabilmesi ve Allah’ın ona bu hayatta verdiği bu büyük görevi yerine getirebilmesi için hidayet, terbiye ve ahlâka olan ihtiyacı büyüktür. Zira hidayet olmasaydı insanın sırat-ı mustakîm üzere olması mümkün olmayacak ve bazı nefsi ihtirasların peşinde iz sürerek kin, nefret, zulüm gibi kötü haslet ve ahlaksızlıkların pençesinden kurtulamayacaktı. Din insanı yükseltmek için gelmiştir. İnsan ise zafiyetleri nedeni ile yükselmekten ziyade düşmeye ve gerilemeye meyillidir. Her ne kadar yaptığı hatalarından, yapmadığı vazifelerinden dolayı kınayan bir nefse sahip...

Devamını Oku